KEMALETTİN ÖZDEMİR: NE YAP(M)IYOR? NE YAPMA(MA)YA ÇALIŞIYOR?

KEMALETTİN ÖZDEMİR: NE YAP(M)IYOR? NE YAPMA(MA)YA ÇALIŞIYOR?

ÖNDER AYTAÇ

1. Kemalettin Özdemir ile ilgili bu yazdığım 12. makalem oluyor. Daha önce yazdıklarımı da isterseniz linkini verdiğim yerden okuyabilirsiniz.

http://www.dusunceatolyesi.com/?cat=64

2. Kemalettin Özdemir Bey benim açımdan nerede ise 1981 yılından bu tarafa tanıdığım bir insan. Yine 1979 yıllarından onu hayal meyal, çift düğmeli ve yakası geniş kruvaze ceketleri ve takım elbiseleriyle tanıdığım ve İzmir Bozyaka’da 5. Katta elindeki kocaman bir radyo ile camın kenarında Arapça kanalları karıştırıp bir şeyler bulmaya çalışırken ki haliyle ben onu anımsarım.

3. Ankara’da hukuk fakültesinde okuduğum öğrencilik yıllarımda da; tanıdığım, bildiğim ve kendisini ziyaret etmekten, onunla konuşmaktan ve sohbet etmekten onur duyduğum bir insan olduğunu söylemeliyim Kemalettin Bey’in…

4. Daha sonraki zaman dilimlerinde ben onu her zaman Ankara da N.T., Büyük S.Ö. ve Numan Bey ile birlikte gördüm ve hep de öyle anımsadığım bir kişi olduğunu da söylemeliyim.

5. Çevresine sürekli tebessüm eden, adeta bir ‘iffet abidesi’ gibi olan –tırnak içindeki değerlendirme bana ait değil- bir insan Kemalettin Bey. Yine; ‘dünya da ne istersin deseler; Avcılar kampını ve yanımda da Emin Hoca, Kemalettin Hoca ve Sebahattin’i isterim. Cennette ne istersin deseler, Kevser’in yanında bir köşk ve yanımda da Emin Hoca, Kemalettin Hoca ve Sebahattin’i isterim’ anlatımı ile kafamda şekillenen bir insan Kemalettin Bey…

6. Ben evlenirken bile annemden – babamdan daha çok bana katkı sağlayan ve çocuklarım rahatsızlandığında da annemden – babamdan ve kardeşlerimden önce eve koşup gelen ve ziyaret eden bir insandır Kemalettin Bey…

7. İngiltere’de master ve doktora çalışması yaptığım dönem içinde, oraya da bizi ziyaret için gelen ve Londra’yı tepeden tırnağa beraberce dolaştığımız bir insandır Kemalettin Bey…

8. Ben de, o Fas’ta iken ona vefa gösterip oraya sırf onu ziyaret için gittiğim Tange, Rabat ve Kazablanka’yı beraberce solukladığımız ve her konuşması ve anlatından sonra da burnumun kemiğinin sızladığını hep hissettiğim ve bana hep Allah’ı hatırlatan bir zattı Kemalettin Bey…

9. ‘Afrika’da Kemalettin Özdemir’ diye kitap yazan Said Bey’in kitabını görünce telefon ile Said Beyi arayıp; ‘alacağın olsun, ben yazacaktım onun hakkındaki bu kitabı ama ilk sen yazdın ve o senin değil benim hocam’ diye onun hakkında Said Bey’e takıldığım bir insandı Kemalettin Bey…

10. Babası Said Özdemir’i Said Nursi’nin talebesi olarak bildiğim, kendisini Fethullah Gülen’e yakınlığı vesilesi ile tanıdığım, bildiğim, sevdiğim ve hatta fıkıh – hadis – fetva konularında kendisine akıl danıştığım, az biraz param olursa onun eliyle hayır ve hasenat işlerinde kullanılsın diye kendisine takdim ettiğim, Kurban’ımı onun eliyle vermek istediğim, bayramlarda önceden oturduğu Ankara Öz-elif sitesindeki evinde onu ve ailesini ziyaret etmekten onur duyduğum, aklıma takılan her konudaki soruyu ona sorduğum ve kendimi ona yakın hissetmekten dolayı da soru sormanın nazlanmasını çıkarttığım bir zattı Kemalettin Bey…

11. Ama bu yukarıdaki şekliyle sizlere anlattığım Kemalettin Bey’e sonradan sanki bir şeyler oldu…

Sanırım ‘kontrolsüz güç’ onu alabildiğine yozlaştırdı.

Elindeki gücü bırakmama arzusu ona hatalı şeyler yaptırttı.

Fethullah Gülen sonrasının planlarını yapmak ve o dönemlerde de kendisini güçlü kılmak arzusu onu şirazeden çıkarttı.

Ve bu hali ile de hem kendini hem de çevresindeki ona inanmış bir avuç insanı yanlış adımlar atmaya doğru yöneltti.

Şahsi günahlar, ihtiras odaklı yaklaşımlar ve Pensilvanya’da nerede ise yıllardır maddi ve manevi bağlamda görülmemesine rağmen sanki oradaymış gibi / sanki 1 ay –yenice- kalmış gibi herkese www.herkul.org dan okumalar yapmakta en azından yalan, en çoğundan ise kuyruklu birer dolan değil midir?

Ve bu bağlamda; ‘Beşir Atalay ve Hakan Fidan mute nikahı ile İran’dan evliler diyor Fethullah Gülen’ şeklinde yapılan anlatımda tamamıyla yalan ve de gerçeklerden çok uzak olan bir değerlendirmedir…

O zaman; yalan, kişinin gerçeği saklayıp, bildiğinin aksini söylemesidir. Yalan, çok çirkin bir huydur. Dinimiz İslam yalanı haram kılmış ve şiddetle yasaklamıştır. Yalan’ın en büyük kötülüğü; insanı, Allah(cc)’ın rızasından uzaklaştırıp cehenneme götürmesidir. Ayrıca yalan, insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içinde karışıklıklara sebep olur; dostlukları yıkar, yerine düşmanlık tohumları eker.Yalan er-geç ortaya çıkacağından, yalancılar kendilerine güvenilemeyen, saygı duyulmayan ve sevilmeyen insanlar durumuna düşerler. Kısaca yalan, insanı dünyada da, ahirette de felakete sürükler.

Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de yalancılardan şöyle bahseder: ‘’Nihayet, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendileriyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.’’(Tevbe,77)

’Kahrolsun o yalancılar.’’ (Zariyat,10)

“İslam’a çağırıldığı halde Allah’a (cc) karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir.” (Saf,7)

Hadislerde Yalan’a bakacak olursak: “Kim devamlı yalan söyler ve yalan peşinde olursa, Allah (cc) katında çok yalancı bir kul olarak yazılır.’’ (Buhari, Müslim)

‘’Kul yalan söyleyip, yalan söyleme niyetini taşımaya devam edince, bir an gelir ki; kalbinde önce siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta büyür ve kalbin tamamı simsiyah olur. Sonunda o, Allah (cc) katında ‘yalancılar’ arasına kaydedilir.’’(Muvatta, Kelam,18)

Ashap: ’’Ey Allah(cc)’ın Rasulü! Mümin korkak olur mu?’’diye sordu. ’’Evet olabilir’’ buyurdu. ‘’Peki cimri olur mu?’’ dediler, yine ’’Evet olabilir’’ buyurdu. Sonra; ’’Peki yalancı olur mu?’’ diye sordular. Bu sefer: ’’Hayır olamaz!’’ buyurdu.’’(Muvatta,Kelam,19)

‘’Şüphesiz yalan, kötülüğe götürür, kötülükte cehenneme götürür.’’ (Abdullah b.Mes’ud ra)

İbn. Mes’ud (ra):’’Şu üç yoldan münafığı tanıyınız:1-Konuşurken yalan söyler.’’

‘’Şaka da olsa yalan söylemeyiniz.’’

Kemalettin Özdemir Bey size ne haller oldu? Nurcuları tek çatı altında toplamak ve siyasilere bağlamak size mi düştü? Fethullah Gülen sonrasının planlarını yapmak sizi ne hallere düşürdü? Ve ben ve benim gibi sizi sevenler, size çokça dualar etmekteler bilesiniz!..

Allah istikametten ayırmasın ve Allah; ‘ilk lütuf olan hizmeti bilmek ile son lütuf olan burada Hakka ruhu teslim etmeyi hepimize nasip etsin’ diyerek!..

Twitter: @onderaytac

E-mail: dusunceatolyesitr@gmail.com

43 Yorum

Bir Yorum Ekleyin

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇEVİRİ: Arif Onur Hangişi